Bay C (Nam-ı Diğer Aylak Adam)

            


             "Birden kaldırımlardan taşan kalabalıkta onun da olabileceği aklıma geldi. içimdeki sıkıntı eridi."

                Bir adı bile olmayan, yazarının sadece C diye tanımladığı bir karakter. kitabın arka sayfasını okuduğunuzda onunla ilgili biyografi bilgisini birebir yansıtan bir karakter. Her şeye "karşı" duran, tekdüze hayata, alışılmışlığa dayanamayan ve bir o kadar da huysuz, sıkılgan, mutsuz bir karakter. En önemli özelliğiyse "Aylak Bir Adam" olması. Etrafta boş boş gezenler için kullanılan aylaklık terimi onun üzerinde leke gibi durur. Onun aylaklığı seçilmiş aylaklık. 

                Bay C, yani Aylak Adam bir arayış içerisindedir. O da saf, hakiki sevgiyi aramaktır. dünyada katlanılacak tek  şeyin sevgi olduğunu düşünen bir adam. 

                Belki de yazar bize Bay C aracılığıyla saf, gerçek ve sonsuz bir sevgiyi aratmak, buldıurmak istedi. Bulundu mu? Kısmen. kitabın kadın karakteri olan B, tam da Bay C'nin aradığı, gerçekten var olan aşkın temsili. yalnız bir sorun var ki, yazar onların karşılaşmalarına, tanışmalarına ve birbirilerine aşık olmalarına izin vermiyor.     

                Kitabı dikkatle okuyanlar şu beş sahneyi hatırlayacaktılar. çünkü bu beş sahneden birisi gerçekleşmiş olsa idi Bay C ve B karşılaşacaklardı ve tanışacaklardı. o beş sahneyi gelin şöyle bir hatırımıza getirelim:

1 - Sami onu eve davet ettiğinde Bay C davete icabet etseydi,

2 - Bay C, tramvay beklerken başını şöyle bir sola çevirseydi,

3 - Bay C sinemanın kapısında B'yi gördüğünde onunla ilgilenseydi, tanışsaydı,

(Ya da Bay C Güler'in maviş gözlerine aldanmasaydı)

4 - Tatilde Sami B'yi C'ye ablam diye tanıştırmış olsaydı,

5 - C tramvayda koluna çarptığı kadının yüzüne bakmış olsaydı,

                Belki de bu sahnelerden birisi gerçekleşmiş olsaydı Bay C ile B tanışmış olacaklardı ve birbirlerinde saf sevgiyi bulmuş olarak mutlu olacaklardı. Bilemiyoruz. Bu bir tahmin. Belki de tanışmış olsaydılar şu da olabilirdi; Sevgili olacaklardı, evleneceklerdi ve bir zaman sonra o büyü kaçacaktı. işte o zaman birbirilerinden soğuyacaklardı, aşkları bitecekti. Bu da bir tahmin.

                Aylak Adam'ın bizi bu kadar etkilemesinin sırrı da galiba bu beş sahnenin gerçekleşmemiş olmasında ve bize saf sevgiyi aramaya devam edin, yılmayın demesinde gizli. 

                O zaman hadi gelin, Aylak Adam bize son sözünü söylesin ve o söze kulak verelim.

                "Sustu. Konuşmak gereksizdi. Bundan sonra kimseye ondan söz etmeyecekti. Biliyordu; anlamazlardı."

                "Salih'in Bir Anda Biten Hikayesi"kitabımda dediğim gibi, "Ah Tanrım, neden aşkı karşımıza çıkarırsın da cesareti bize bırakırsın?"

                Aylak Adam misali gerçek sevgiyi, gerçek aşkı aramaktan vaz geçmemenizi dilerim sayın okuyan ve karakterimin sözüne kulak verin. Bulduğunuz zaman cesaret için Tanrı'ya dua edin.       

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nietzsche'nin Kırbaçlanan Ata Ağlayışı

H.G Wells-Dünyalar Savaşı: Dünyayı Kaosa Sürükleyen İlk Kitap

Kerb (Sıkıntı) Bela - Kerbela