TARİHİN SAYFASINDAN 8 KÖTÜ İNSAN

TARİHİN SAYFASINDAN 8 KÖTÜ İNSAN

1- Adolf Hitler

       Hitler… Almanya’nın “efsanevi” Führer’i… Hitler… dünyanın Dracula’sı… 
       
       Hitler hakkında herkes ufak da olsa bir fikir sahibidir. Bundan dolayı hayatına dair pek detaya inmeyeceğiz. Yalnızca bu şahsiyetin neden bu listede olduğundan bahsedeceğiz. 

        Adolf Hitler... 1934 yılından ölümüne kadar Almanya’nın Führeri olan Hitler, kesinlikle tarihin akışını değiştiren bir devlet adamıdır. Hitler, II. Dünya Savaşı‘nın sonucu olarak MİLYONLARCA insanın ölümüne sebep olan, acımasız bir devlet adamı, diktatördü. O, bin yıldan uzun sürecek bir imparatorluğun hayalini kurdu. Gelin görün ki, ne bu hayali gerçek oldu ne de yönetimini devraldığı Almanya ortada kaldı. Hitler bu hayalin peşinden giderek ülkesinin ve dünyanın tarihine kara bir leke sürdü. Alman ırkını en üstün ırk olarak görüyordu. Onun tarifine uyan, "Ari" ırkına uygun olmayan herkesin yeryüzünden silinmesi gerektiğini düşünüyordu. Lakin en başta silimmesi gerekenler Yahudiler ve Romanlar idi. Hitler, ülkedeki tüm sorunların sebebi olarak gördüğü Yahudilerin yok edilmesi gerektiğini savundu. Almanya ve diğer işgal edilen ülkelerde kurulan toplama kamplarında yaklaşık 6 milyon Yahudi’yi öldürdü. 880 bin Roman’ı katletti. Öyle ki, kendinden sonra kurulan Batı Almanya bile sırf savaş tazminatı ödememek için Romanlar’ın “Suça eğimli ve asosyal tabiatlı," olduklarını iddia ederek daha fazla öldürülmesi gerektiğini savundu. Hitler bununla da kalır mı? Asla. Devlete yük olarak gördüğü zihinsel engelli hastaların da zehirlenmesi emrini verdi. 

       Müttefik güçlerin Berlin’i işgal etmesiyle mağlup oldu. Yakım çevresiyle saklandığı sığınağında 30 Nisan 1945′de intihar etti. Talimatı üzerine cesedi yakılarak imha edildi. Tarihe ise katliamcı diktatör olarak geçti.

       Büyük Diktatör, Çöküş, Piyanist, Hayat Güzeldir, Schindler’in Listesi, Çizgili Pijamalı Çocuk Hitler ve Nazi dönemine yönelik izleyebileceğiniz harikulade filmlerdir. 

 2- Josef Stalin 

         1922'den, 1953 yılına kadar Sovyetler Birliği Merkez Komitesi Komünist Partisi Genel Sekreteri olak görev yaptı. Lenin’in ölümünün ardından da Sovyetler Birliği lideri oldu. 
        
         “Büyük Temizlik”
         
          Bu iki kelime, tabir yerindeyse, tam da Stalin’i tanımlayan kelimeler. Stalin bu harekatla, kendisine muhalefet olan - kendi partisinin üyeleriyle akın akrabaları dâhil- herkesi idam ettirdi. Bununla da kalmadı. Milyonlarca insanın ölümüne sebep olacak derecede paranoyak ve psikopat bir liderdi. Ayrıca Sovyetler Birliği’nin ilerleyişi, toprak kazanımı uğruna milyonlarca insanın da celladı oldu. Sadece bir örnek vermem gerekirse, uygulamak istediği ekonomik ve sosyal politikalar yüzünden, 1932-1933 yılları arasında, şimdiki Ukrayna ve Rusya’ nın Kuban bölgesinde yaratılan suni kıtlık yüzünden 5-10 milyon arasında insanın ölümüne doğrudan sebep olmuştur. Bu arada, 2. Dünya Savaşı sırasında önce Hitler’le “Saldırmazlık Anlaşması”nı imzaladı. Bu durum bile dolaylı olarak onu birçok insanın ölümünden sorunlu tutar. Zira, bir yandan hızla ilerleyen Alman güçlerine ve faşizm yanlısı diye nitelendirdiği ülkelere karşı vakit kazandı diğer yandansa Baltık Ülkeleri ve Polonya’yı Batı ile arasında tampon bölge olarak düşündü. Eğer Hitler imzalanan anlaşmaya sadık kalsaydı, hem Almanya ile arasında bir sınır, hem de Batı ile arasında bir duvar oluşturacaktı. Ancak işler beklediği gibi gitmedi ve Alman güçleri 1941′ de Sovyetler'e saldırdı. Buna karşılık olarak Stalin de müttefik güçlerinin yanında yer alarak karşı bir hamle yaptı. Hatta Berlin’in kontrolünü ilk ele geçiren kuvvetlerin Sovyetler Birliği olmasından ötürü, Dünya’da da popülaritesi bir anda arttı. Tabii ki bunların bedeli olarak da, 2.Dünya Savaşı’nda en ağır hasarı veren ülke oldu. Tahminen 24 milyon insan bu savaşlar sırasında can verdi. 

 3- Heinrich Himmler 

        Hitler’in SS birliklerinin komutanı...

        Hitler'in 1923′deki darbe girişiminde yer aldı ve Hitler’in yönetimi ele almasıyla SS birliklerinin başına getirildi. Hitler’e olan sadakatinden ötürü ilerleyen süreçte Gestapo ve toplama kampları da dâhil olmak üzere ülkedeki tüm kurumlarda yetkisi vardı. Bu anlamda Nazi Almanya’sının Hitler’den sonra 2. adamıydı. ARİ ırkından olmayanların kurşuna dizilerek öldürüldüğü dönemlerde şeytani bir fikir buldu. Böylece kitleleri daha çabuk ve az maliyetli olarak yok edeceğini düşündüğü gaz odalarının kurulması fikrini ilk olarak öneren kişiydi. Tabi bununla da kalmadı ve öldürülen kişiler için toplu mezar kazılmasını ve toprakta yer kaplamasını önlemek amacıyla özel fırınlarda yakılması ve küllerinin ormana dökülmesini önermiştir.

       Derken gün gelir Nazi Almanya’sında işler aleyte gelilmeye başlar. 1944′un son aylarında işler gittikçe kötüye gider. Himmler, Batı'da barışı sağlamak ister. Bunun için İsveç üzerinden müttefiklerle anlaşma arayışlarına girer. Lakin, Hitler’in bu planı öğrenmesiyle vatan haini ilan edildi ve tüm yetkileri elinden alındı. Nazi Almanya’sının çöküşünün ardından sığınmaya çalıştığı müttefik ülkelerin hiçbiri tarafından da kabul görmeyince kimliğini gizleyerek yeniden Münih’e dönmeye çalıştı. Yalnız İngilizler tarafından yakalandı. Birçok SS askeri gibi ağzının içinde bulunan siyanür kapsülünü ısırarak intihar etti.

       Büyük Diktatör, Çöküş, Piyanist, Hayat Güzeldir, Schindler’in Listesi, Çizgili Pijamalı Çocuk Hitler ve Nazi dönemine yönelik izleyebileceğiniz harikulade filmlerdir. 

 4- Ilse Koch 

     2. Dünya Savaşı’nda, Hitler’in kötü insanlarından biriydi. Bir kadındı. Hitler’in emriyle kurulan ve en büyük toplama kamplarından biri olan “Buchenwald Toplama Kampı’ndaki mahkûmlara karşı sadistçe davranışları yüzünden “Bitch of Buchenwald“ (Buchenwald Kaltağı) lakabını almıştır. Kampta atıyla dolaşıp, rastgele seçtiği mahkûmları kırbaçlayan, dövmeli mahkûmları öldüren hatta dövmelerinin bulunduğu deriyi kesip koleksiyonuna katan, bazı dövmeli derilerden ise çanta, abajur, eldiven gibi eşyalar yapan insanlık tarihinin bugüne kadar gördüğü en sadist kadınlardan biriydi. 
        Karl Otto Koch...
        Bu ismi mutlaka duymuşsunuzdur. Kendisi Buchenwald Toplama Kampı’nın komutanıdır. Bir diğer özelliği ise bu sadist kadının kocası olmasıdır. İşin özü karı koca Nazi kötülerindendir. Karl Otto Koch, bir süre sonra SS fonlarını çaldığı gerekçesiyle idam edilmiş, Ilse Koch ise beraat etmiştir. Ancak savaşın ardından Amerikan askerleri tarafından tutuklanmış ve 1947′de ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştır. 1948′de ise cezasının hafifletilmesi için hapishane bekçilerinden biriyle ilişkiye girmiş ve hamile kalmıştır. Hamile kalması hafifletici sebep olarak görülmese de Amerikalı General Lucius Clay tarafından 2 yıl sonra serbest bırakılmıştır. Ancak 1951′ de yeniden tutuklanmış ve tekrar müebbet hapis cezası almıştır. İlerleyen yıllarda affedilmesi için çaba harcasa da 1967′de, birçok SS askeri gibi ağzının içinde bulunan siyanür kapsülünü ısırarak değil, hücresinde kendisini asarak intihar etmiştir. 

 5 - Pol Pot 

        1976-1979 yılları arasında Kamboçya’nın Başbakanı...

        Pol Pot, Kızıl Kmerler adlı örgütün kurucusudur. Örgütün devletin başına gelmesiyle de aynı adlı rejimin kurucusu olmuştur. Batı’da Nazizim, Faşiszm ne ise Asda’da Kızıl Kmer Rejimi o idi. 

      Pol Pot, 1963′de kurduğu Kızıl Kmerler örgütüyle ormanlık alanda, hükûmete karşı gerilla harekâtını başlatır. 1975′de ülke yönetimini eline aldıktan sonra kendine göre bir kominist rejim uygulamaya başlar. Amacı “Burjuva” diye nitelediği herkesi pirinç tarlalarında çalıştırılmasıdır. O kadar delice bir fikir ki, bu amacı için sırf okuma yazma biliyor diye “burjuva” olduğuna kanaat getirdiği insanları da pirinç tarlalarında çalışmaya zorlamıştır. Bunlar arasında Avukat, doktor, mühendis vs vs ayrımı dahi yapmamıştır. Yeter ki okuma yazma bilyor olsun. Bir halkı zorlamak zorunda kalmadı, çünkü onların geçim kaynağı zaten pirinç tarlaları idi. İnsanları öldürürken askeri mühimmat harcanmasın diye bıçak, çekiç ya da sopa kullanılması talimatını vermiştir. Kayıtlara göre kendi halkından olan 2 milyona yakın insana soykırım uygulayan komünizm yanlısı bir diktatördü. Ülkenin her yanında onun uyguladığı katliamların izi vardır. Örneğin ölüm ağacı, kafatası dolusu yıkık binalar… Ayrıca ülkesindeki okulları, hastaneleri ve ibadethaneleri yıktırmıştır. Herkes pirinç tarlalalırna… 
         1979′da Vietnam’ın desteklediği Hun Sen Harekâtı'yla başkentten uzaklaştırılmasına rağmen Çin ve Tayland sınırındaki ormanlık alanda harekatını yönetmeye devam etmiştir. 1998′de ise kalp krizinden ölmüştür. 

        Ölüm Tarlaları adlı film Pol Pot ve Kızıl Kmmer dönemine yönelik izleyebileceğiniz harikulade filmdir. 

 5- Jiang Qing 

     Başlarda küçük filmlerde rol alan bir oyuncuydu. Daha sonra Çin’in Komünist diktatörü Mao Zedong‘la evlendiğinde hayatı farklı bir noktaya doğru sürüklendi.Zekice yaptığı hamlelerle ülkenin siyasi gidişatı hakkında söz sahibi oldu.

       “Kültür Devrimi” 

       “Büyük Temizlik” nasl ki Stalin’i tanımlayan iki kelimeyse “Kültür Devrimi” de Jiang Quing’i tanımlayan iki kelimedir. Çünkü kendisi ,1966′ da yüz binlerce kişinin ölümüne neden olan “Kültür Devriminin” başlamasının itici gücü oldu. Bu devrim sırasında ekonomik faaliyetlere ara verildi ve sayısız tarihi yapı, antik kitap ve resim “Kızıl Muhafızlar” tarafından yakıldı. Mao’nun ölümüne dek geçen 10 yılda devrim amacına aykırı düşünen sayısız düşünürü esir kamplarına gönderdi. Çıkan ayaklanmalar sırasında, sadece 1966-1969 yılları arasında tahminen sayısı 500 bin ile 3 milyon arasında değişen insanı öldürttü ve 36 milyon insana da işkence yaptırdı.

 7- IV. İvan ( Korkunç İvan) 

         Asıl adı olan İvan Vasiliyeviç’ ten çok herkes onu “Ivan the Terrible“, yani “Korkunç İvan” olarak tanır. 1530-1584 yılları arasında yaşamıştır ve Rusya’nın ilk çarı olarak bilinir. Yani Çarlık Rusya’nın kurucusudur ve Rusya’yı “Tüm Rusya’nın Çarı” sıfatıyla yönetmiştir. 

          Moskova Kneszliği’nin başına geçtiğinde üç yaşındaydı. 17 yaşında ise taç giyerek Moskova Knezliği’nin yönetimini komple ele aldı. Çeşitli seferler yaparak Kneszliği’nin sınırlarını genişletti ve tüm Rusya’ya hakim olup Çarlık Rusya’yı ilan etti. Rusya’nın başına geçti. Gözü pek, kararlı ve dengesiz kişiliğe sahip paranoyak bir liderdi. Kendisine karşı olan isyanları kanlı bir şekilde bastırdı, düşmanlarına çeşitli işkence yöntemleri uyguladı. Gerçi sadece düşmanlarına değil, kendi ailesine de paranoyakça davranışları sebebiyle işkenceler yaptı. Öz oğlunu bizzat boğarak öldürdü.

        Korkunç İvan ve İvan Vasileviç İşini Değiştiriyor adlı iki film izleyebileceğiniz harikulade filmdir. 

 8- Shiro İshii 

       Shiro Ishii...

        2. Dünya Savaşı’ nda Japonya’ya atılan atom bombası hepimizi üzen bir durum. Lakin bu adama baktığımız zaman Japonların da o kadar masum olmadığını düşünüyoruz. Zira onlar da tıpkı dönemin Alman halkının Hitler’e inanması gibi dönenim Japon yöneticilerine inandılar, askere gittiler, savaştılar, öldürdüler ve öldürdüler. Alman halkı Hitler’e, İtalyan halkı Mussolini’ye, Japon halkı da bunlara inandı…. 

        Bu kişi, toplama kamplarında yapılan vahşetin ve Japonya’ya atılan atom bombasının gölgesinde kalan kötülerden birisi. Hepimiz atom bombasına, Sadako'ya dair bilgi sahibiyiz. Neden? Çünkü dramatik bir hikayesi ve içe dokunan bir yönü var. İnsanlığımızı hatırlatıyor. Lakin bu insanlar ise o insanlığımızın ardında yaptıkları kötülüklerle gözden kaçıyor...

      Ishii, iki yüz binden fazla kişinin ölümüne sebep olan 731. Birim sorunlusudur. Bu birim ne mi? Geliyoruz. Sakin olunuz…

      Ishii'nin Japon ordusundaki rütbesi korgeneraldir ve mikrobiyoloji doktorudur. Japon ordusunun Çin’in Mançurya şehrini işgal etmesiyle burada, içerisinde çeşitli biyolojik araştırmalar yapması için kurduğu birimdir. İşin özü belki de atom bombası burada icat olunacak ve Batı’ya atılacaktı… Çünkü kurulmasındaki temel amaç biyolojik ve kimyasal silahların geliştirilmesiydi. Bir yandan bunun için uğraştılar diğer yandansa esirlere ne yapılacağı konusunda kafa yordular… Rus ve Çinli insanlar üzerinde çeşitli biyolojik araştırmalar, deneyler yapıldı. Hitler’in kamplarından kurtulanlar oluyordu. Lakin bu kamplara kamyonlarla getirilen esirler buradan bir daha dışarı çıkamadılar. Hatta burada üretilen ve üzerlerine çeşitli kimyasal zehirler bulaştırılan bit, pire gibi canlılar, yakın çevrede köylere uçaklarla bırakılıyor, insanlar üzerindeki etkisi gözlemleniyordu. Tesisteki bu araştırmalar ve bu akıl almaz vahşet, atom bombasının atılmasına dek hızla sürdü. Sovyet askerlerinin, 731. Birim’in olduğu şehre doğru yaklaştığı bilgisini alan Japonya, tesisin ve çevre köylerde yaşayan tüm insanların imha edilmesi emrini verdi. Savaş sonrası kurulan mahkemede 731. Birim’in sorumluları kayda değer bir ceza almadı. Bu kararın, yargılanan kişilerin elde ettiği verileri ABD ve Rusya gibi, bu tip bilgilere ihtiyaç duyan müttefiklere vermesinden dolayı alındığı fikri yaygındır. Tesisin sorumlusu olan Dr. Shir Ishii, 67 yaşında gırtlak kanserinden öldüğünde, yaptıkları için asla pişmanlık duymadığını dile getirdi.

 Bir soru: 
 Japonya masum mu?

Salih'in Bir Anda Biten Hikayesi 'nde dediğim gibi;

“Derler ki biz insanların yaşadıkları Tanrı’nın bir rüyasından ibaret. Tanrı bir gün uyanacak ve her şey sona erecek. Ya öyle değilse? Tanrı uykusunda yaratacağı dünyayı görüyorsa ve uyandığında o gördüğü dünyayı yaratacaksa? O zaman, şimdi Tanrı’nın yaratmak için yattığı dünya uykusunda yaşananlar yeniden yaşanacak ve bizler tüm yaşadıklarımızı yeniden yaşayacağız. Düşününce, çoğumuz yaşarken, “dünyaya bir daha gelsem aynı hayatı yeniden seçmem” dediğine göre, bu bir rüyaysa buna çoğumuz dayanamayız. Tabii o zaman aklımız, yaşadıklarımızı hatırlarsa... 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nietzsche'nin Kırbaçlanan Ata Ağlayışı

H.G Wells-Dünyalar Savaşı: Dünyayı Kaosa Sürükleyen İlk Kitap

Kerb (Sıkıntı) Bela - Kerbela