EN KANLI SAVAŞLAR

EN KANLI SAVAŞLAR

 
     Siyasi, dini, etnik, ekonomik sebeplerle başlatılan isyanlar, savaşlar ve sonucunda geri getirilemeyecek olan milyonlarca can, canlı. 

1 – AN LUŞAN İSYAN (755-769)

     Çin’de -Tang Hanedanı döneminde- Türk General An Luşan’ın Kuzey Çin’de kendi hanedanlığını ilan etmesiyle başlayan ayaklanmadır. İsyan 16 Aralık 755 Şubat ayında başlamıştır ve üç Tang hanedanı boyunca, 769 yılına kadar, sürmüştür. İsyan, Tang hanedanı yandaşları ve ona karşı olanların Genaral Luşan’ın yanında yer almasıyla büyürken bu durum toplumda büyük bir kargaşaya ve huzursuzluğa neden olmuştur. Hatta Göktürkler bile General’in yanında yer almışlardır. Bu isyanlar Tang Handenalığını gün geçtikçe zayıflatmış ve handeanlığın toprak kayıpları başlamıştır. Uygurlar bu isyanı fırsat bilip doğu steplerde bir Türk devletinin temelini atmış ve kurmuşlardır. Gittikçe zayıflayan Tang Hanedanlığı Araplar ve Karluk Türklerine karşı vermiş olduğu savaşı (TALAS SAVAŞI) kaybetmişlerdir. 
İsyanlarda toplam 13 milyondan fazla insan hayatını kaybetmiştir. 

                                                 Talas Savaşı (Temsili)

2 – AVRUPA’NIN MOĞOLLAR TARAFINDAN İSTİLASI (1206-1405)

      13. yüzyılda başlayan ve 14. yüzyılda sonlanan, Moğol İmparatorluğu'na bağlı Subutay komutasındaki orduların Doğu Avrupa’dan başlayarak gerçekleştirdiği seferlerin tamamıdır. Tarihçiler bu istilayı insanlık tarihinin en ölümcül olayı olarak nitelemektedir. (Belki de Avrupa’nın istila edilmesinden dolayı böyle niteliyorlar. ) Moğollar’ın Asya’dan Doğu’ya ve Batı’ya doğru yayılmasıyla birçok halk kaçışmaya ve yeni yurtlar aramaya başladı. Bu halklar arasında Türkler de vardı. Oğuz Boyları'na sahip Türk komutanlar yeni yurtlar aradılar ve en nihayetinde Selçuklular Anadolu’ya geldiler. Selçukluların Anadolu'ya gelmesi Moğol tehlikesiini atlattıkları alamına gelmiyordu. Zira Cengiz Han “Dünya Hkümdarı olmayı kafaya koymuş bir devlet adamıydı ve en nihayettinde orduları Anadolu’ya geldi. Oğuz boyları bu sefer Batı’ya, yani Bizans sınırına, doğru yöneldiler. Moğollar ise doğudan batıya doğru akınlarına devama ettiler ve en nihayetinde Subutay komutasında Avrupa’ya seferler düzenlediler. 
                                                  Subutay (Temsili)

      Moğollar bu seferler neticesinde Hindistan’a kadar sınırlarını genişletimiilerdir ve geçtikelri yerlerde birçok devlet kurmuşlardır. Dünyanın siyasi tarihini derinden değiştirmiş ve harita sınırlarında keskin bir Moğol hakimiyeti çizmillerdir. 
      Cengiz Han’ın genişleme politikası toplamda 35 milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olurken sadece Avrupa’da 6 milyona yakın insanın ölümüne yol açmıştır.  

3 – AMERİKA KITASININ AVRUPA KOLONİZASYONU (1492-1691)

      Kısaca şöyle tanımlayabiliriz:
     1492 yılında Colomb’un, ispanya’nın sponsprluğunda, yeni ticaret yolları keşfetmek amacıyla yola çıkması sonucu -Hindistan diye- Amerika kıtasına ulaşmasıyla başlayan ve kıtaya Avrupa devletlerinin (İspanya, Portekiz, Fransa, İngiletere) yoğun sömürgeleştirme politikasıyla devam eden süreçte yerli halka (Kızılderililer, İnkalar ve Mayalar) yapılan katliamı ve kıtadaki koloniler kurma dönemini ifade ediyor.   
Sonuç olarak tüm Avrypa kıtası 1691 yılına kadar Avrupalıların yoğun katliamına, sömürge politikasına maruz kaldı. Bu süreçte 35 milyondan fazla insan katledildi ve taraflar arası savaşta ödü.  

4 – DUNGAN AYAKLANMASI/İSYANI (1862-1877)

       19. yüzyılda Çin’in batısında meydana gelen bir ayaklanmadır. İsyan, Huiler ile Çin’in Sansi, Ningxia ve Sincan bölgelerindeki Müslüman gruplarca dinsel ve ırksal ayrılılara tepki olarak başlatılmıştır. Aykalanmanın liderliğini Yakup Bey üstlenmiştir. 
                                                  Yakup Bey (Temsili)

      Müslümanları Çin’de nüfusunun hızla artması ve Müslüman gelenek ve göreneklerinin uygulanması Çin2in Qing Hanedanlığını rahatsız etmiştir. Bunun sonucu olarak hanedanlık bölgeye baskı uygulayınca Yakup Ney önderliğinde Müslümanlar ayaklanma çıkarmışlardır. Kohand Hanedanlığı isyana destek vermiş olsa da (Çin’de o dönem hanedanlıklar arasında da savaşlar vardı) isyan kanlı bir şekilde bastırılmıştır, Yakup Bey hayatını kaybetmiştir ve 10 milyondan fazla insan yaşamını yitirmiştir. Dunganlar ise Rusya’ya ve Orta Asya’ya (Özellikle Kazakistan, Kırgızistan ve Sincan-Uygur Bölgesine) kitlesel olarak göç etmişlerdir. 
   
       Salih'in Bir Anda Biten Hikayesi adlı kitabımda şöyle diyorum:

       "Göç etmek, hayatta kalabilmek için yapılan bir eylemdi. Yaşamın temel taşıydı hayatta kalmak."

       "Göç etmek, uzaklara gitmek, yeni bir yaşama başlamak, başka başka yerleri evin bellemek..."

       Evet, çoğu Dungan yeni yerlere göç etti, oraları evi belkedi. Çünkü hayatta kalmalıydılar. Bazı aileler ise gitmedi. Sincan-Uygur Bölgesi hala Müslüman. Bugün hala Çin’in (Hanedanlık olmasa dahi) Müslüman bölgelere olan baskısı devam etmektedir.  

5 – I. DÜNYA SAVAŞI (1914-1918) ve 
       II. DÜNYA SAVAŞI (1939 – 1945)

      Hepimizin az çok bilgi sahibi olduğu savaşlardır.
       I. Dünya Savaşı’nda 18 milyondan fazla insan yaşamını yitirirken II. Dünya Savaşı’nda 77 milyondan (sadece 6 milyon Yahudi halk ve 880 bin Roman halkı Nazilerce planlı ve programlı olarak katledildi) fazla insan yaşamını yitirmiştir.   
*
       Son derece vahşi sonuçları olan ve neden çıktığı zamanla unutulan, 6 yıl süren I. Dünya Savaşı yeni egemen bir düzen yaratırken eski egemen düzeni yok edip, özgürlük getireceğini söyleyerek kökleşti. Sonuç olarak eski egemen düzen olan imparatorluklar dağıldı ve ulus devletler kuruldu. Yalnız asıl sonuç 18 milyondan fazla insanın hayatına mal olması oldu.
*
       II Dünya Savaşı ise Alanya'nın başına geçen Hitler'in Polonya ya girmesi ile başladı. Bu süreçte Nazi Almayası, Franco İspanya'si, Faşist Mussolini İtalyası, Japonya, Sovyet Rusya halklara karşı ağır, kitlesel katliamlar yapmışlardır. 
      Yazının girişinde dediğimi hayırlarsak; siyasi, dini, etnik, ekonomik sebeplerle başlatılan isyanlar, savaşlar ve sonucunda geri getirilemeyecek olan milyonlarca can, canlı. Soyumuzun neye benzediğini unuttuk. İnsanoğlu duyurdu bilgeler, kutsal kitaplar, peygamberler... İnsanlığımızı sorgulatan savaşlar. Sahi insanlığımız nerede kaldı? İki ayakları üzerine basan kıllı yaratığa evrilince kazandığımız insani davranışlar neden hala hayvani davranışları baskılamıyor? Neden vurarak, kurarak, yıkarak bir yol açmaya çalışıyoruz? 
     Dünden bugüne yüzümüzü kızartan savaşlar var. Hala da bitmiyor.  İnsanlığın kıyıya vurduğu (Aylan Bebek) görüntüyü dünya ne çabuk unuttu! 

      İster kanlı, ister en kanlı olarak ifade edelim savaşların hiç birisi halka sefalet ve acıdan başka bir şey vermedi ve bırakmadı.  

                  Yaşasın halkların kardeşliği.

      Mustafa Kemal’in şu sözünü aklımızın altın defterine yazalım: “İnsanoğlunun medeniyeti tektir, ama kolları vardır."  Ve sonsuza dek, "Yurtta Sulh Cihanda Sulh” diyelim.

Öneri müzik: 
Kurtalan Ekspres - İnsanlık Vurdu Kıyıya 
https://youtu.be/mTV25c2XCPM


 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Nietzsche'nin Kırbaçlanan Ata Ağlayışı

H.G Wells-Dünyalar Savaşı: Dünyayı Kaosa Sürükleyen İlk Kitap

Kerb (Sıkıntı) Bela - Kerbela